7. International Congress on Leukemia Lymphoma Myeloma Basın Bülteni

 

Birincisi 24-27 Mayıs 2007 tarihlerinde Fethiye’de, ikincisi 20-24 Mayıs 2009 tarihlerinde İstanbul’da, üçüncüsü 11-14 Mayıs 2011 tarihlerinde İstanbul’da, dördüncüsü 22-25 Mayıs 2013, beşincisi 21-23 Mayıs 2015 tarihlerinde İstanbul’da ve altıncısı 11-13 Mayıs 2017 tarihlerinde Antalya’da rekor katılımcıyla düzenlenen International Congress on Leukemia Lymphoma Myeloma’nın yedincisi İstanbul’da düzenleniyor.

Ülkemizde düzenli olarak gerçekleştirilen en yüksek katılımlı uluslararası hematoloji kongresi olan bu toplantının en önemli özelliklerinden biri programının oluşturulma şeklidir. Programın tamamı alanında tanınmış uluslararası bilim insanları tarafından oluşturulmakta ve sunulmaktadır. İki günlük bu kongrede hematolojik kanserler ve tedavileri hakkında en güncel bilgiler bizzat o bilgilerin oluşmasına katkı sağlayan bilim insanları tarafından aktarılacaktır.

Türkiye’den ve dünyanın değişik ülkelerinden kongreyi izlemeye gelen 100’ü yabancı 300’e yakın hematoloji uzmanına 8 bilimsel oturum ve 2 uydu sempozyumda 16 oturum başkanının moderatörlüğünde 23 konuşmacı tarafından güncel bilgiler sunulacaktır.

Kongremizde bu sene Irak, Azerbeycan, Arnavutluk, İspanya, Romanya, Kosova, Karadağ, Arabistan, Makedonya, Umman, Sırbistan ve Pakistan’dan katılımcılar da sözlü sunumlarda çalışmalarını sunma imkanı bulacaklardır.

Kongreden bir gün önce 2 Mayısta “2. İstanbul İmmunohematoloji Zirvesi” ve “Türk Hematoloji Derneği Avrupa Kan ve Kemik İliği Derneği Hücresel Tedaviler Çalışma Grubu Ortak CAR T Hücre Sempozyumu” nu (2nd İstanbul Immunohematology Summit ve TSH/EBMT CTIWP Joint CAR-T Cell Symposium) içeren bir kurs düzenleniyor. Tek gün süren bu kursun öğleden önceki bölümünde bağışıklık sisteminin yapısı, bağışıklık sistemi hastalıkları,  kan hastalıklarının tedavisinde bağışıklık sistemi temelli yeni tedaviler hakkında güncel bilgiler aktarılacaktır. Kursun öğleden sonraki bölümünde Türk Hematoloji Derneği ortaklığında Avrupa Kan ve Kemik İliği Nakli Derneği (Hücresel Tedaviler ve İmmunobiyoloji Çalışma Grubu) Türkiye’de ilk defa yeni bir kanser tedavi yöntemi olan CAR-T Hücreler hakkında bir Sempozyum düzenliyor. Bağışıklık sisteminde yer alan T hücrelerin kansere karşı duyarlılaştırılması yoluyla kanserin tedavisi şeklinde özetlenebilecek CAR-T Hücre tedavisi bu sempozyumda tüm yönleriyle ele alınacak. Sempozyum dahil 2. İmmunohematoloji Kursunda toplam 10 oturum başkanı ve 12 konuşmacı yer alıyor.

CAR-T Hücre Tedavisine ait Standartlar

 Normal şartlar altında kanser hücreleri bağışıklık sistemimizde yer alan ve lenfosit olarak adlandırılan hücreler tarafından tanınarak ortadan kaldırılır. Bağışıklık sisteminin zayıflaması veya denetim görevini iyi yapamaması kansere zemin hazırlar.  CAR-T hücreler işte bu bilgiden yola çıkarak akıllıca tasarlanmış bir yeni bir tedavi yöntemidir. Kanserli hastalarda hastanın T hücrelerinin kanserle savaşmada yeterli olmadığı, bu hücrelerin kanserli hücreleri tanımakta güçlük çektiği o nedenle kanser oluşmasını engelleyemediği düşünülmektedir. Buradan yola çıkarak geliştirilen CAR-T hücre tedavisi hastanın kendi T hücrelerini vücut dışına alıp üzerlerine kanserli hücreleri tanıtacak reseptörler yerleştirdikten sonra hastaya geri verilmesini içerir. Üretilen CAR-T hücrelerin çoğu kişiye özel tedavi bağlamında hastaların kendi T hücrelerinden hazırlanmaktadır. Az sayıda sağlıklı kişilerin T hücreleriden hazırlanan CAR-T hücrelerin hastalarda kullanımı ile ilgili yayın vardır.

Oldukça karmaşık ve iyi denetlenmesi gereken üretim teknolojisi gerektiren bu yöntem kişiye özel tedavi kapsamında Avrupa Sağlık Mevzuatında “İleri Tedavi”lerin bir alt kategorisi olarak Gen Tedavisi amacıyla geliştirilmiş tıbbi ürünler altında sınıflanmaktadır. Üretim sürecinin ve hasta üzerinde yapılacak uygulamaların sıkı denetlenmesi ve uluslararası standartlar çerçevesinde gerçekleştirilmesi son derece önemlidir. 

Bugün dünyada ruhsat alan tisgenlecleucel (Kymriah, Novartis) ve axicabtagene ciloleucel (Yescarta, Kite Pharma/ Gilead), özellikleri itibariyle otolog yani hastanın kendi T hücreleri kullanılarak hazırlanan tıbbi ürünlerdir.

Hastanın kendi bağışıklık sistemi hücrelerine hastadaki kanseri tanıyıp yok edecek reseptörlerin yerleştirilmesi yoluyla tedavi edici özellik kazanan CAR-T Hücre yönteminin aynı zamanda çok önemli ve ölümcül olabilecek yan etkiler mevcuttur. Bu tür yan etkilere müdahale yöntemleri de tanımlanmıştır. Bu tıbbi ürünleri pazarlama yetkisine sahip firmaların hücresel ürünü hastalarda kullanılmak üzere göndermeden önce ilgili sağlık kuruluşlarına söz konusu tıbbi ürünün kullanımı ve yan etkilerinin tedavisi hakkında yeterli eğitimi vermekle yükümlüdür. Bu bağlamda farklı ülkelerde, hastanelerde hücresel ürünlerin uygulanmasına yönelik yeterlik kazandırma sürecinin standardize edilmesi ve evrensel olarak uyumlu hale getirilmesi gereklidir.

ABD’de FACT tarafından geliştirilen ve şu an Avrupa’da JACIE tarafından kabul edilen Bağışıklık Sistemi Efektör Hücre standartları, ilacın kalitesini ve tedavi edilen hastanın güvenliğini temin etmek için tasarlanmış temel gereksinimleri içerir.

Hedefe Yönelik Tedaviler

Son yıllarda hızla gelişen teknoloji sayesinde bilinen kanser ilaçları (kemoterapi) ile birlikte veya tek başına kullanılabilen doğrudan kanserli hücrelere etki eden (hedefe yönelik)  ve/veya bağışıklık sistemini kansere karşı duyarlı hale getirerek kansere saldırmasını sağlayan ilaçlarla tedavi yapılmaktadır (İmmünoterapi). Bu durum hastaların yaşam süresi üzerine olumlu etki göstermektedir. Bu tedavilere ek olarak hastanın bağışıklık sistemini güçlendiren hücresel tedavilerde kullanılmaktadır. Bununla birlikte kanser tedavisinde hastanın yaşam kalitesi de önem kazanmaktadır. Hedefe yönelik ağızdan kullanılan bazı yeni ilaçlar kullanıma girmiştir. Bu ilaçlar sadece hastalığın seyrini değiştirmekle kalmamakta aynı zamanda tedavi için hastaneye gelme zorunluluğunu ortadan kaldırması, standart kemoterapilerle görülen yan etkilerin görülmemesi nedeniyle hastaların yaşam kalitesini de iyileştirmektedir. Nitekim son zamanlarda hastanın yaşam kalitesini ölçen skorlama sistemleri ile bu durum ölçülmekte, tedavi etkinliği ile beraber yaşam kalitesi büyük bir önem kazanmaktadır. 


Hematolojik habis hastalıklar tedavisi için halen pek çok çalışma yapılmakta olup, gerek Amerika'da gerekse Avrupa'da onay almış ve kullanımda olan pek çok hedefe yönelik ajana ülkemizde de artık ulaşılabilmektedir. Bu hastalıklar için önemli bir tedavi seçeneği olan uygun zamanda ve uygun kişiye yapıldığı takdirde hayat kurtarıcı olan kemik iliği nakilleri de ülkemizde başarı ile uygulanmaktadır. Kemik iliği donör tarama havuzumuzun gelişmesi ve duyarlı insanlarımız sayesinde de uygun kemik iliğine erişim de zamanla artmaktadır. Öte yandan yeni gelişmekte olan hedefe yönelik ajanlar ve kişinin kendi bağışıklık sistemini kullanarak kanser hücresini ortadan kaldırmayı amaçlayan yeni tedaviler gelecek için umut ışığı olacaktır.